Koronavirüs: İnsanlık ve devletler için turnusol kağıdı - Bilecik Birlik
SON DAKİKA

mp3 indir mp3 indir mp3 indir mp3 indir mp3 indir mp3 indir mp3 indir mp3 indir mp3 indir mp3 indir mp3 indir mp3 indir mp3 indir mp3 indir mp3 indir mp3 indir mp3 indir mp3 indir mp3 indir mp3 indir

Koronavirüs: İnsanlık ve devletler için turnusol kağıdı

Stratejik optikten bakıldığında olağanüstü zamanlarda yaşanan olumsuz hadiseler; toplumlar, devletler ve insanlık için turnusol kağıdı görevi görür. Toplumların özellikleri ve zaafları açığa çıkar. Kimin ne kadar medeni, eğitimli, cahil ya da bencil olduğu anlaşılır. Kısaca takke düşer, kel görünür.

Bu haber 29 Mart 2020 - 15:38 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Stratejik optikten bakıldığında olağanüstü zamanlarda yaşanan olumsuz hadiseler; toplumlar, devletler ve insanlık için turnusol kağıdı görevi görür. Toplumların özellikleri ve zaafları açığa çıkar. Kimin ne kadar medeni, eğitimli, cahil ya da bencil olduğu anlaşılır.

Kısaca takke düşer, kel görünür.

Devletler ve uluslararası organizasyonlar da böyle dönemlerde test edilir. Hızlı karar alabilme, organize olabilme, krizi yönetebilme ve kriz sonrası dönemi şekillendirebilme devletlerin özgül ağırlığının test edilmesine vesile olur.

İflas eden organizasyonlar ve ittifaklar

Tüm ülkeler sınırlarını izole etti ve içine kapandı. Kriz döneminde herkesin ve her ülkenin tek başına kaldığı görüldü… Milli menfaatler, siyasi endişeler ülkeleri başkaları adına alınan ürünlere bile el koydurdu. Üzeri parlatılan ittifakların, birliklerin sadece dominant olan ülkelerin çıkarlarını koruduğu organizasyonlar olduğu ortaya çıktı. İttifaklar ve organizasyonlar tamamen kilitlendi. Şüphesiz bu salgının etkileri azalıp sis bulutları dağılınca tüm bunlar sorgulanacak ve yeni dünya düzeninin kurulmasında etkili olacak.

Salgının etkisi ile başlangıçta hastalığın bulaşmasına, yayılmasına ve tedavisine yoğunlaşılırken, gözden kaçan salgının devamında ya da önlenmesinin ardından insanlığın hayatını nasıl idame ettireceği konusudur.

Ancak Coronavirüs salgını sonrası sınırlar kapatıldı, her ulus kendi ihtiyaçlarını karşılama adına paylaşımı, ticareti durdurdu. Bu şu anlama geliyor, önce benim ulusumun ihtiyaçları karşılanacak, gerekirse stok yapacağım, istersem başkalarına verebilirim. Bu insanlık için daha büyük bir krizin ve savaşın başlayacağı anlamına geliyor.

AB, NATO VB organizasyonlarda başat rol oynayan devletler üretim ve tüketim unsurları için kendi kurallarını koydular, netice de kimin tohum üreteceği, kimin yetiştirici olacağı, kimin bu ürünleri işleyeceği ve dağıtacağı onlar tarafından belirlendi. Burada temel esas tek bir Avrupa devleti, tek bir dünya düzeni idi.İtalya’nın AB Büyükelçisi MaurizioMassari, Amerikan Politico dergisindeki makalesinde AB’yi şöyle eleştirdi: “Ne yazık ki tek bir AB ülkesi bile Komisyon’un çağrısına yanıt vermedi. Yalnızca Çin iki taraflı karşılık verdi. Bu Avrupa dayanışması için iyi bir işaret değil.”

Sırbistan Cumhurbaşkanı AleksandarVucic ise “Avrupa’da birlik ve dayanışma ruhu diye bir şey yok. AB dışarıdan almayı yasakladı. İlaç istiyoruz, onu da reddediyorlar. Çin’den yardım talep ediyorum. Bu ortamda yardım alabileceğimiz sadece onlar kaldı,” ifadelerini kullandı.

Bulgaristan Savunma Bakanı KrasimirKarakaçanov özetledi. Kendilerine sadece Türkiye ve Çin’in yardım ettiğini vurgulayan Bakan, “Avrupa’da ülke vatandaşlarıyla ilgilenebilecek tek yapının, direktifler dağıtan ve ulus devletleri yok eden pahalı Avrupa bürokrasisinin değil, ulus devletin kendisinin olduğunu,” ifade etti.

IMF, Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletler gibi küresel organizasyonlar da hayal kırıklığına neden oldu. Bu yapıların salgınla mücadelede dahi Batılı ve emperyalist ülkelerin çıkarını kolladıkları ve diğer milletlerin insani taleplerine kulaklarını tıkadıkları görüldü. Gayri ahlâki ve gayri insani olan bu yaklaşım şüphesiz bu kurumların da varlıklarının sorgulanmasına neden olacak.

Türkiye’nin en kısa sürede kendi ayakları üzerinde duran konuma evrilmesi hayatidir. Genç kuşağımız bilmez lakin orta ve yaşlı kuşağın çok iyi anımsayacağı üzere Türkiye, öncelikle tarımda “kendi kendine yeten ülke” stratejisini uygulamaya başlamalıdır.
Koronavirüs salgını, tüm ülkelerin sınırlarını göçmenlere kapatmasında bir kaldıraç görevi görecektir.

Salgının önlenmesi adına ülkemizde ve dünya da sezonluk tarım işçisi hareketlerinin engellenmesi, tarımla uğraşan nüfusun hareketinin kısıtlanması, dış ticareti nerede ise biten tarım sektörünün desteklenmemesi de ülkemiz geleceği için sorun yaratabilecektir.

Ülke gündemimizde ve yönetimde öncelik salgının durdurulması, geriletilmesi ve kontrol edilebilir düzeyde tutulması yer almaktadır. Bugünler başarılı bir şekilde atlatılacaktır. Ancak tarihteki salgınlardaki gibi bu salgın sonrası da dünya düzeninde, ekonomiler de yaşama alışkanlıklarında ciddi değişimler olacaktır. Yenidünya düzeninde öncelik tarım, çevre olmalıdır. Kriz bize gösterdi ki suni fiyatlarla dünya ya arz edilen enerji kaynaklarının insanlığın idamesinde ki rolü kısıtlı olmaktadır. Ancak ulus devletlerin güçleneceği, toplumların kendini idame ettirmede ki yeterliliklerinin artacağı ölçüde varlıklar korunabilecek ve geleceğe güvenle bakılabilecektir.

Hiç zaman geçirmeden ulusal tarım politikalarımızın, gözden geçirilerek girdiler, işleme ve tüketim olarak öncelikle ülkemize yetecek ölçeğinin planlanması, daha sonra da üretim fazlasının dünya pazarlarına arz edilmesi konusunun ele alınması gerekmektedir.

Gelecekte enerji savaşlarının yerini, tarım ve su savaşları alacağı gerçeği birkez daha kendini göstermiştir.

Akılcı stratejiler uygulayarak salgın krizi minimum hasarla atlatılmalı, mümkünse kriz öngörülü, vizyoner uygulama ve hamlelerle fırsata çevrilmelidir.

Kaynak: http://www.ankarameclisihaberleri.com/

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.